|
KÜÇÜKKABACA KÖYÜNÜN TARİHİ
KÜÇÜKKABACA
KÖYÜNÜN TARİHİ
Aşağıda
ki tarihi belgeden anlaşılacağı üzere; Köyümüz 1530 yılından önce Eğirdir
İlçesi perakende Yörük gruplarından bir olan KABACALU Yörüklerinin şimdiki
bulunduğu Uluborlu’nun aynı adı taşıyan köyüne
yerleşmişlerdir.
Köyümüzün adıda anlaşılacağı üzere KABACALU
Yörüklerinden gelmiştir.
1530
yılında KABACALU köyünde;
Nefer (15-16 yaş arası
çalışabilen ve mükellef erkek nüfus) : 74
Hane :
65
Mucerred (Yetişkin bekar erkek
nüfus) : 2
Pirtani (Güçsüz kimse, yaşlı
erkek) : 3
Muhassıl (Vergi Tahsildarı ) :
1
İmam : 1
Mütevelli
(Vakıf
İdarecisi ) : 1
Hizmetkar-ı Köprü
:
1
Hasıl (Geliri akce olarak ) :
2506 Akce
Kaynak belgelerimiz Aşağıda dır.


DİĞER BİR
KAYNAĞA GÖRE KÖYÜMÜZÜN TARİHİ
Küçükkabaca köyünün
kuruluşu malûm değilsede Firirkyalılar zamanından kalan yazılı mezar taşları,
kitabeler görülmektedir. Alâeddin camiinin evkafca da mukayyet bulunduğuna göre
köy, Selçuklular devrinde de mamur ve önem taşımakta idi. Köy halkı aydındır.
Halk vaktiyle burada tahsis edilen (SAFAİYYE MEDRESESİ) müderrisine medyundur.
Müderris Halil Efendi merhum, tanınmış alimlerinden ve faziletli zeki bir
kişiydi.
Köy. Birinci Cihan Savaşını müteakip fakir bir hale gelmişken son senelerde
kendisini toplamış bulunmaktadır. Üzümbağları günden güne çoğalmaktadır. Halk,
ziraat, bağcılık ve küçük sanatlarla ve hassaten halı işleriyle meşguldürler.
Halı, badem, kuru ve yaş üzüm ticareti ileridedir. Köyün arazisi arızasız ve
çalışmağa elverişlidir. Belli başlı akarsuyu yoksada dereköy çayından istifade
ederler. Son tahrire göre;
*** 30
Ar bahçe,
***
400 küsur hektar arazi işletilmektedir. Üzüm bağları bu yekûndan hariçtir. Köyün
Doğu kuzeyindeki (SİNAP) suyu ile kuzeydeki (AYAMERİNA) pınarları etraf köylerce
mukaddes sayılır. Burada resimli bir taş mübarek addedildiği için buna dair bir
masal söylenmektedir. Köyümüzde bulunan üç yer Hıristiyanların ziyaretgahı idi.
Köyümüze ait eski yazılı taşlar aşağıya ya çıkartılmıştır. Bu yazılar
putperestlik devrinde ve Milâdın 200 üncü senelerinden sonra başlar.
Köyün
sınırı içine düşen arazide vaktiyle (LOKMAN) şehrinin bulunduğunu söylerler.
Toprak işletilirken bazı ev aletleri, ziynet eşyası bulunmaktadır. Buraya hâlâ
(OLUKMAN) derler.
Küçükkabaca Köyünde 180 kadar hanede 950 kadar nüfus yaşamaktadır. (1968
yılları) Köyün nüfusu günden güne inkişaf etmektedir. İlkokulu beş sınıflıdır.
KÖYÜMÜZDEKİ
ESKİ ESER VE TAŞLAR
|
 |
 |
|
SÜLEYMAN DEMİRAY'IN EVİNİN ÖNÜNDE Kİ GİRİŞ KAPISININ SOLUNDAKİ
DUVARDA Kİ TAŞ |
CAMİ
ÖNÜNDE CAMİ GİRİŞİNDE SOLDA Kİ LAHİT
TAŞI |
08 Mayıs
1930 da eski eserleri tetkik ve tespite gelen (Mancesterde Viktorya Üniversitesi
Eski Yunan ve Latin Tarih ve Coğrafya Profesörü M.KALDER), yanında ikisi kadın
olmak üzere 6 kişi İngiliz ve Amerika’lı Uluborlu’ya gelmişlerdir. 15 gün
incelemede bulunduktan sonra Küçükkabaca ve Ulubey köylerine de uğradılar.
Yazarımızı da beraber götürdüler. İnceledikleri bu taşlardan kısaca
bahsedelim.
1.
Kabaca’da Büyük köy çeşmesindeki taş:(Halen Sadettin ÜNSAL'ın dükkan ve evinin
altındadır.)
Bu kitabe çok enteresandır.
Resimli ve yazılı olan bu kitabe, Lâhid kapağıdır. Lâhdin yüzünde
sağda ölünün
kabartma resmi ve sola doğru ölünün yanında (Defter, taş, kalem, kitap ve
at )
resimleri görülmektedir. Resimler kaba bir tarzdadır. Taştaki yazı: (HER
KİM, BU TAŞA BAŞKA
BİRİSİ ÖLÜSÜNÜ KOYMAK SURETİYLE ZARAR VERİRSE HÜÛMET KASASINA
500 DİNAR PARA
VERSİN.) diye yazılıdır. Böyle yazı, gördüğümüz taşlarda
rastlanmamıştı. Bir dinar, Türk parasıyla
yarım liradır. Bu taşın yarısı Firikya, yarısı da Yunanlıdır. Taş Millâtdan 250 sene sonra
konmuştur.
Taşın Uzunluğu
Eni :
Kalınlığı
Harfler :
1,77
0,69 m.
…….. 0,025-0,03 p
2.
Küçükkabaca’da Molla Halil Oğlu İbrahim Kızı Zeynep’in evindeki
taş; (Kemal SELÇUK'un evinin bulunduğu
yer)
Bu taş mezar taşıdır ve Roma’lıdır.
3.
Köyde Tekke odası antresindeki taş da mezar taşıdır. Üzeri
Yazılıdır.
4.
Köyün üstündeki çeşme arkasındaki taş; (Hanife ASLAN'ın evinin önündeki çeşme
idi.)
Bu taş Lâhid kapağıdır.
Mezar taşı olan bu yazının bulunduğu bir kısım yer kırıktır. Yazı
uzuncadır.
|
 |
 |
|
CAMİ
DUVARINDA KOOP. GİRİŞİNİN SOLUNDA Kİ TAŞ |
CAMİ
DUVARINDA Kİ KOOP.GİRİŞİNDE SOLDA Kİ
TAŞ |
5.
Küçükkabaca yuvarlak taş; (Süleyman GÜRLER'in evindeki
taş.)
Keri oğlu Ahmet kızı
neslihan’ın oğlu Ahmet ‘in evinde bulunan bu taş bir sütundur.
Taşın yarısını
yerli İmamoğlu taşcı Mehmet kesip yuğgu taşı yapmıştır. Taş, Milattan
212 yıl
sonra yapılmıştır. Bu tarihte Roma’da hürriyet ilan edilmişti. Bu taş bir
abidedir.
Putperestlik devrine rastlar.
6.
Köyde Cula oğlu Mustafa’nın dış kapısında ki taş; (İsmail AKYOL'un
evindeki)
Bu taşın Lâhid kapağı
olduğu bellidir. Lâhidin üst tarafı üçgen, ortasında Kanadalarını
açmış Atmaca
resmi vardır. Taş Roma’lı olup Milatdan 150 sene sonra konmuştur.
|
 |
 |
|
KÖYÜMÜZ
İLKOKULUNUN ÖN TARAFINDA Kİ DUVARINDA Kİ TAŞ |
KÖYÜMÜZ
İLKOKULUNUN DUVARINDA Kİ
TAŞ |
7.
Köyde Zayım oğlu Durmuş’un avlusundaki taş;
Lâhid kapağıdır. Taşın
üzerinde bir üçgen, onun içinde (üzüm, yaprak,
ayna, sepet, koyun ve öküz)
resimleri görülüyor. Bir tane de erkek resmi
bulunmaktadır. Bu resimden bu köyün
2000 sene evvelde üzüm yetiştirdiği
anlaşılır.
8.
Köy camiinin güney duvarında ki taş;
Bu taşın üzerinde bir
üçgen, içinde de tefneden bir çelenk vardır.
|
 |
 |
|
AHMET
ÇELİK'İN EVİNİN İSTİNAT DUVARINDA Kİ TAŞ |
KÖYÜMÜZ
İLKOKULUNUN DUVARINDA Kİ
TAŞ |
9. Yine köyün camiinin kıble duvarı haricinde ki taş;
Mezar taşıdır. Taşın Hıristiyan veya putperest olduğu belli
değildir.Millâtdan 250 sene sonra konmuştur.
10. Yine camii kapısının solunda ki taş;
Hıristiyanlık devrine
aittir. Üzerinde bir istavroz olup mezar taşıdır. Bu taş
evvelce camiinin dış
avlusunda kapı önünde oturak taşı idi. Masa gibi
kullanılıyordu. 1326 rumi
yılında cami genişletildiği zaman, dışarıdan
getirilip buraya kondu. Kapının sol
tarafında bir taş daha vardır ki,
(M. İsteret) o taşı, eski yerinde
kaydetmişti.
11. Camiinin batısında ki duvarda bulunan taş;
M.İsteret, bu taşı masa taşı diye kaydetmektedir. Hıristiyanlık
devrine ait mezar taşıdır. 1326 rumi yılında ki tamirde duvara
konmuştur.
12. Mehter oğlu Bekir ağanın evinde ki taş;
Mezar taşıdır. Taşın cephesi çok güzel işlenmiş ise de kırıktır.
Yazıları yoktur. Yalnız alt tarafında ki bir satırda (…Tayda adındaki
anasına hatıradır.) yazılıdır. Bu taş Milatdan 200 sene evvele ait ve
putperesttir. Yazının altında bir sepet içinde elma, üzüm gibi
yemişler vardır. Sepetin örgüleri, resimler çok güzel ve emeklidir.
|
 |
 |
|
KÖYÜMÜZ
İLKOKULUNUN DUVARINDA Kİ TAŞ |
KÖYÜMÜZ
İLKOKULUNUN DUVARINDA Kİ
TAŞ |
13. İmamoğlu Mehmet Çavuşun batıya bakan iki kanatlı kapının
sağındaki taş; (Mehmet KOÇAK'ın evindeki
taş)
İyi işlenmemiştir. Kabadır. Mezar taşıdır. M.İsteret bu taşı,
kaydetmemiştir. Bu taşın putperest veya Hıristiyan olduğu belli
değildir. Millatdan 250 sene evvel sonraya rastlar. Ana ve baba
çocuklarının hatırası için yaptırılmıştır.
14. Hacıoğlu Emin Çavuşun avlu kapısı önündeki taş; (Emin SÖNMEZ'in
evindeki taş)
Mezar taşıdır. İsteret, bu taşı bir merdiven ayağında kaydetmişti.
Bu taşın zengin bir devirde yapıldığı yazının, taşın güzel tertibinden
anlaşılır. Bu taşta
(DİOGENİS adlı birisi ana ve babasına hürmet
için bu taşı koydu.) yazılıdır. Taş milattan 150 sene sonraya
rastlar.
15. Tekke odasında ki taş;
Bu, mezar taşıdır. Taşta (AVRİLYOS ZODİKOS) adlı birisi sonradan
aldığı karısının (DİMİTRİYOS ismindeki öveği çocuğunu
unutmamak için koydu.) yazılıdır. Taş milattan 300-350 sene
sonraya ve putperestliğe veya Hıristiyanlığa aittir.
Kaynak: Sait DEMİRDAL’ın
İstb.1968 Basımı “Bütünüyle Uluborlu” adlı
kitabı
|
 |
 |
|
İLEGÖP
KASABASINA GİDERKEN SAĞDA KAVAKDİBİ MEVKİİ TEKNEKALKLIK
MEZARI |
İLEGÖP
KASABASINA GİDERKEN SAĞDA KAVAKDİBİ MEVKİİ TEKNEKALKLIK
İNİ |
|
 |
 |
|
KAVAKDİBİ MEVKİİNDE Kİ İN |
|
İN İLE
İLGİLİ KISA BİR ÖYKÜ |
|
1968 ve 1969 yıllarında S........D...... ve Os.... Al.......
ile köyden o zamanın gençlerinden bir kaç kişi yukarıda belirtilen
mağranın içini define bulmak amacıyla kazarlar. Gündüz içi karanlık olduğu
için lükus ışığı ile çalışırlar. kazdıkları esnada da eski para
(Sikke)'yı bulurlar. Paraları O.A. alır. S.D.kandırırlar göstermezler.
İn'den çıkarılıp dışarıya dökülen toprakta da yine köyümüzden R....B...li
ile O...... adlı iki diğer iki arar. Buradan da çıkan eski para
R.B.alır ve O. a söylemez "amca sen bunardan bir su doldur gel der" deyip
R.B. li O..yı çeşmeye su doldurması için gönderir. O.. çeşmeden gelesiye
kadar paraları R.B. paraları bir kenara saklar. O..ya da para bulamadık
aha bulduğumuz bunlar der 3 adet eski parayı O..ya veririr. Ancak esas
yüklü para başka bir tarafa R.B.tarafından saklanmıştır.Tabiki R.B.li
paralar ile zengin olurlar.Diğer iki kandırılan ise mazbut hayatına devam
eder. |
|

|
|
YAĞCILARIN DERELERDE Kİ TIKIDIĞIN İN'DEN BİR GÖRÜNÜŞ
|
|