:: Ana Menü
:: Köyümüzü Tanıyalım
:: Brökratlar
:: Kooperatifçilik
:: İstatistikler
Bugün Tekil: 1
Bugün Çoğul: 3
Toplam Tekil: 7.370
Toplam Çoğul: 26.839
Ip: 38.107.191.84
:: Online İşlemler

 

 

 

 

 

 

KÜÇÜKKABACA KÖYÜNÜN TARİHİ

KÜÇÜKKABACA KÖYÜNÜN TARİHİ

 

 

            Aşağıda ki tarihi belgeden anlaşılacağı üzere; Köyümüz 1530 yılından önce Eğirdir İlçesi perakende Yörük gruplarından bir olan KABACALU Yörüklerinin şimdiki bulunduğu Uluborlu’nun aynı adı taşıyan köyüne yerleşmişlerdir.

 

            Köyümüzün adıda  anlaşılacağı üzere KABACALU Yörüklerinden gelmiştir.

 

          

            1530 yılında KABACALU köyünde;

 

 

 

Nefer (15-16 yaş arası çalışabilen ve mükellef erkek nüfus) : 74

 

Hane  : 65

 

Mucerred (Yetişkin bekar erkek nüfus) : 2

 

Pirtani (Güçsüz kimse, yaşlı erkek) : 3

 

Muhassıl (Vergi Tahsildarı ) : 1

 

İmam : 1

 

Mütevelli (Vakıf İdarecisi ) : 1

 

Hizmetkar-ı Köprü : 1

 

Hasıl (Geliri akce olarak ) : 2506 Akce

 

 

                             Kaynak belgelerimiz Aşağıda dır.


 

 

 

DİĞER BİR KAYNAĞA GÖRE KÖYÜMÜZÜN TARİHİ

 

 

      Küçükkabaca köyünün kuruluşu malûm değilsede Firirkyalılar zamanından kalan yazılı mezar taşları, kitabeler görülmektedir. Alâeddin camiinin evkafca da mukayyet bulunduğuna göre köy, Selçuklular devrinde de mamur ve önem taşımakta idi. Köy halkı aydındır. Halk vaktiyle burada tahsis edilen (SAFAİYYE MEDRESESİ) müderrisine medyundur. Müderris Halil Efendi merhum, tanınmış alimlerinden ve faziletli zeki bir kişiydi.

    

     Köy. Birinci Cihan Savaşını müteakip fakir bir hale gelmişken son senelerde kendisini toplamış bulunmaktadır. Üzümbağları günden güne çoğalmaktadır. Halk, ziraat, bağcılık ve küçük sanatlarla ve hassaten halı işleriyle meşguldürler. Halı, badem, kuru ve yaş üzüm ticareti ileridedir. Köyün arazisi arızasız ve çalışmağa elverişlidir. Belli başlı akarsuyu yoksada dereköy çayından istifade ederler. Son tahrire göre;

    

    *** 30 Ar bahçe,

    *** 400 küsur hektar arazi işletilmektedir. Üzüm bağları bu yekûndan hariçtir. Köyün Doğu kuzeyindeki (SİNAP) suyu ile kuzeydeki (AYAMERİNA) pınarları etraf köylerce mukaddes sayılır. Burada resimli bir taş mübarek addedildiği için buna dair bir masal söylenmektedir. Köyümüzde bulunan üç yer Hıristiyanların ziyaretgahı idi. Köyümüze ait eski yazılı taşlar aşağıya ya çıkartılmıştır. Bu yazılar putperestlik devrinde ve Milâdın 200 üncü senelerinden sonra başlar.

 

    Köyün sınırı içine düşen arazide vaktiyle (LOKMAN) şehrinin bulunduğunu söylerler. Toprak işletilirken bazı ev aletleri, ziynet eşyası bulunmaktadır. Buraya hâlâ (OLUKMAN) derler.

 

    Küçükkabaca  Köyünde 180 kadar hanede 950 kadar nüfus yaşamaktadır. (1968 yılları) Köyün nüfusu günden güne inkişaf etmektedir. İlkokulu beş sınıflıdır.

 

 

 

 

 

 KÖYÜMÜZDEKİ ESKİ ESER VE TAŞLAR

 

 

SÜLEYMAN DEMİRAY'IN EVİNİN ÖNÜNDE Kİ GİRİŞ KAPISININ SOLUNDAKİ DUVARDA Kİ TAŞ

CAMİ ÖNÜNDE CAMİ GİRİŞİNDE SOLDA Kİ LAHİT TAŞI

 

 

 

    08 Mayıs 1930 da eski eserleri tetkik ve tespite gelen (Mancesterde Viktorya Üniversitesi Eski Yunan ve Latin Tarih ve Coğrafya Profesörü M.KALDER), yanında ikisi kadın olmak üzere 6 kişi İngiliz ve Amerika’lı Uluborlu’ya gelmişlerdir. 15 gün incelemede bulunduktan sonra Küçükkabaca ve Ulubey köylerine de uğradılar. Yazarımızı da beraber götürdüler. İnceledikleri bu taşlardan kısaca bahsedelim.

 

1.     Kabaca’da Büyük köy çeşmesindeki taş:(Halen Sadettin ÜNSAL'ın dükkan ve evinin altındadır.)

Bu kitabe çok enteresandır. Resimli ve yazılı olan bu kitabe, Lâhid kapağıdır. Lâhdin yüzünde
sağda ölünün kabartma resmi ve sola doğru ölünün yanında  (Defter, taş, kalem, kitap ve at )
resimleri görülmektedir. Resimler kaba bir tarzdadır. Taştaki yazı: (HER KİM, BU TAŞA BAŞKA
BİRİSİ ÖLÜSÜNÜ KOYMAK SURETİYLE ZARAR VERİRSE HÜÛMET KASASINA 500 DİNAR PARA
VERSİN.) diye yazılıdır. Böyle yazı, gördüğümüz taşlarda rastlanmamıştı. Bir dinar, Türk parasıyla
yarım liradır. Bu taşın yarısı Firikya, yarısı da Yunanlıdır. Taş Millâtdan 250 sene sonra konmuştur.

 

    Taşın Uzunluğu        Eni     :  Kalınlığı       Harfler     :

           1,77                   0,69 m.     ……..          0,025-0,03 p 

 

2.     Küçükkabaca’da Molla Halil Oğlu İbrahim Kızı Zeynep’in evindeki

              taş; (Kemal SELÇUK'un evinin bulunduğu yer)

              Bu taş mezar taşıdır ve Roma’lıdır.

 

3.     Köyde Tekke odası antresindeki taş da mezar taşıdır. Üzeri Yazılıdır.

 

4.     Köyün üstündeki çeşme arkasındaki taş; (Hanife ASLAN'ın evinin önündeki çeşme idi.)

Bu taş Lâhid kapağıdır. Mezar taşı olan bu yazının bulunduğu bir kısım yer kırıktır. Yazı
uzuncadır.

 

 

CAMİ DUVARINDA KOOP. GİRİŞİNİN SOLUNDA Kİ TAŞ

CAMİ DUVARINDA Kİ KOOP.GİRİŞİNDE SOLDA Kİ TAŞ

 

5.     Küçükkabaca yuvarlak taş; (Süleyman GÜRLER'in evindeki taş.)

Keri oğlu Ahmet kızı neslihan’ın oğlu Ahmet ‘in evinde bulunan bu taş bir sütundur.
Taşın yarısını yerli İmamoğlu taşcı Mehmet kesip yuğgu taşı yapmıştır. Taş, Milattan
212 yıl sonra yapılmıştır. Bu tarihte Roma’da hürriyet ilan edilmişti. Bu taş bir abidedir.
Putperestlik devrine rastlar.

 

6.     Köyde Cula oğlu Mustafa’nın dış kapısında ki taş; (İsmail AKYOL'un evindeki)

Bu taşın Lâhid kapağı olduğu bellidir. Lâhidin üst tarafı üçgen, ortasında Kanadalarını
açmış Atmaca resmi vardır. Taş Roma’lı olup Milatdan 150 sene sonra konmuştur.

 

 

KÖYÜMÜZ İLKOKULUNUN ÖN TARAFINDA Kİ DUVARINDA Kİ TAŞ

KÖYÜMÜZ İLKOKULUNUN DUVARINDA Kİ TAŞ

7.     Köyde Zayım oğlu Durmuş’un avlusundaki taş;

Lâhid kapağıdır. Taşın üzerinde bir üçgen, onun içinde (üzüm, yaprak,
ayna, sepet, koyun ve öküz) resimleri görülüyor. Bir tane de erkek resmi
bulunmaktadır. Bu resimden bu köyün 2000 sene evvelde üzüm yetiştirdiği
anlaşılır.

 

8.     Köy camiinin güney duvarında ki taş;

Bu taşın üzerinde bir üçgen, içinde de tefneden bir çelenk vardır.

 

 

AHMET ÇELİK'İN EVİNİN İSTİNAT DUVARINDA Kİ TAŞ

KÖYÜMÜZ İLKOKULUNUN DUVARINDA Kİ TAŞ

 

         9. Yine köyün camiinin kıble duvarı haricinde ki taş;

             Mezar taşıdır. Taşın Hıristiyan veya putperest olduğu belli 

             değildir.Millâtdan 250 sene sonra konmuştur.

 

        10. Yine camii kapısının solunda ki taş;

Hıristiyanlık devrine aittir. Üzerinde bir istavroz olup mezar taşıdır. Bu taş
evvelce camiinin dış avlusunda kapı önünde oturak taşı idi. Masa gibi
kullanılıyordu. 1326 rumi yılında cami genişletildiği zaman, dışarıdan
getirilip buraya kondu. Kapının sol tarafında bir taş daha vardır ki,
(M. İsteret) o taşı, eski yerinde kaydetmişti. 

 

        11. Camiinin batısında ki duvarda bulunan taş;

              M.İsteret, bu taşı masa taşı diye kaydetmektedir. Hıristiyanlık

              devrine ait mezar taşıdır. 1326 rumi yılında ki tamirde duvara  

              konmuştur.

 

        12. Mehter oğlu Bekir ağanın evinde ki taş;

              Mezar taşıdır. Taşın cephesi çok güzel işlenmiş ise de kırıktır.

              Yazıları yoktur. Yalnız alt tarafında ki bir satırda  (…Tayda adındaki

              anasına hatıradır.)  yazılıdır. Bu taş Milatdan 200 sene evvele ait ve

              putperesttir. Yazının altında bir sepet içinde elma, üzüm gibi  

              yemişler vardır. Sepetin örgüleri, resimler çok güzel ve emeklidir.

 

 

KÖYÜMÜZ İLKOKULUNUN DUVARINDA Kİ TAŞ

KÖYÜMÜZ İLKOKULUNUN DUVARINDA Kİ TAŞ

 

        13. İmamoğlu Mehmet Çavuşun batıya bakan iki kanatlı kapının

              sağındaki taş; (Mehmet KOÇAK'ın evindeki taş)

              İyi işlenmemiştir. Kabadır. Mezar taşıdır. M.İsteret bu taşı,

              kaydetmemiştir. Bu taşın putperest veya Hıristiyan olduğu belli

             değildir. Millatdan 250 sene evvel sonraya rastlar. Ana ve baba

             çocuklarının hatırası için yaptırılmıştır.

 

        14. Hacıoğlu Emin Çavuşun avlu kapısı önündeki taş; (Emin SÖNMEZ'in evindeki taş)

              Mezar taşıdır. İsteret, bu taşı bir merdiven ayağında kaydetmişti.

              Bu taşın zengin bir devirde yapıldığı yazının, taşın güzel tertibinden

              anlaşılır. Bu taşta (DİOGENİS adlı birisi ana ve babasına hürmet

              için bu taşı koydu.) yazılıdır. Taş milattan 150 sene sonraya rastlar.

 

       15. Tekke odasında ki taş;

              Bu, mezar taşıdır. Taşta (AVRİLYOS ZODİKOS) adlı birisi sonradan

              aldığı karısının (DİMİTRİYOS ismindeki öveği çocuğunu

              unutmamak için koydu.) yazılıdır. Taş milattan 300-350 sene

              sonraya ve putperestliğe veya Hıristiyanlığa aittir.

 

Kaynak: Sait DEMİRDAL’ın İstb.1968 Basımı “Bütünüyle Uluborlu” adlı 

              kitabı

 

İLEGÖP KASABASINA GİDERKEN SAĞDA KAVAKDİBİ MEVKİİ TEKNEKALKLIK MEZARI

İLEGÖP KASABASINA GİDERKEN SAĞDA KAVAKDİBİ MEVKİİ TEKNEKALKLIK İNİ

 

 

 

 

KAVAKDİBİ MEVKİİNDE Kİ İN

İN İLE İLGİLİ KISA BİR ÖYKÜ

1968 ve 1969 yıllarında S........D...... ve Os.... Al....... ile köyden o zamanın gençlerinden bir kaç kişi yukarıda belirtilen mağranın içini define bulmak amacıyla kazarlar. Gündüz içi karanlık olduğu için  lükus ışığı ile çalışırlar. kazdıkları esnada da eski para (Sikke)'yı bulurlar. Paraları O.A. alır. S.D.kandırırlar göstermezler. İn'den çıkarılıp dışarıya dökülen toprakta da yine köyümüzden R....B...li ile O...... adlı iki diğer iki arar. Buradan da  çıkan eski para R.B.alır ve O. a söylemez "amca sen bunardan bir su doldur gel der" deyip R.B. li O..yı çeşmeye su doldurması için gönderir. O.. çeşmeden gelesiye kadar paraları R.B. paraları bir kenara saklar. O..ya da para bulamadık aha bulduğumuz bunlar der 3 adet eski parayı O..ya veririr. Ancak esas yüklü para başka bir tarafa R.B.tarafından saklanmıştır.Tabiki R.B.li paralar ile zengin olurlar.Diğer iki kandırılan ise mazbut hayatına devam eder.

 

 

 

 

 

YAĞCILARIN DERELERDE Kİ TIKIDIĞIN İN'DEN BİR GÖRÜNÜŞ

 

 


© 2008 Copyright by KucukKabaca.Com
 Powered by Seyfy